Giresun Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (GESOB) Başkanı Ali Kara, “Revizyon İmar Planı’nın mahkemeye intikal ederek yürütmesinin durdurulması ihtimali; yalnızca teknik ve hukuki bir mesele değil, aynı zamanda ilin ekonomik, ticari ve sosyal geleceğini yakından ilgilendiren önemli bir süreçtir. Özellikle inşaat sektörünün duraksaması; müteahhitlerden yapı malzemesi satıcılarına, küçük esnaftan işçilere kadar çok geniş bir kesimi doğrudan etkileyerek piyasalarda ciddi daralmalar meydana getirecektir” dedi.
Kara, yaptığı açıklamada, Revizyon İmar Planı’nın tamamının mahkemeye taşınması sonrası kent ekonomisinin alacağı darbeye dikkat çekti.
“Mahkeme süreci ağır sosyal ve ekonomik sonuçlar doğabilir” diyen Kara, “İnşaat faaliyetlerinin yavaşlamasıyla birlikte ekonomik hareketlilik azalacak, yatırımlar durma noktasına gelecek ve şehir ekonomisinde güven kaybı oluşacaktır. Devam eden projelerin askıya alınması hem vatandaşlarımızın mağduriyetine hem de ticari hayatın ciddi şekilde zarar görmesine neden olacaktır. Bunun yanında şehirleşme sürecinin aksaması, konut arzını daraltarak barınma sorunlarını daha da büyütecek, kira ve maliyet artışlarını beraberinde getirecektir” ifadelerini kullandı.
Konunun siyasi tartışmaların ötesinde, ilin ortak menfaatleri ve geleceği açısından ele alınmasının önemine vurgu yapan GESOB Başkanı Kara, şunları kaydetti:
“Şehrimizin ekonomik istikrarı, yatırım ortamının korunması, istihdamın devamı ve sosyal huzurun zarar görmemesi adına tüm tarafların sağduyulu, yapıcı ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. İlimizin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda; kurumlarımızın, meslek kuruluşlarımızın, teknik çevrelerin ve ilgili tüm kesimlerin ortak akıl çerçevesinde hareket ederek çözüm üretmesi gerekmektedir. Uzayan hukuki belirsizliklerin Şehir ekonomisine vereceği zarar göz önünde bulundurularak, kamu yararı ile şehirleşme ihtiyaçlarını dengeleyen makul ve sürdürülebilir bir çözüm anlayışı ortaya konulmalıdır. Şehircilik ve imar uygulamalarında; hukukun üstünlüğü korunurken aynı zamanda kamu yararı, ekonomik sürdürülebilirlik ve şehirlerin geleceği birlikte değerlendirilmelidir. Süreçlerin hızlı, şeffaf ve teknik esaslara uygun şekilde sonuçlandırılması hem vatandaş mağduriyetlerinin önüne geçecek hem de piyasa güveninin korunmasına katkı sağlayacaktır. Bu nedenle tüm siyasi aktörler, süreci karşılıklı suçlama ve siyasi ikbal hesapları üzerinden değil, Giresun’un geleceği ve toplum huzuru açısından değerlendirmelidir.”Kara, açıklamasını, “Atılacak her yanlış adımın; ekonomik çöküşlere, iflaslara, işsizliğe ve aile facialarına dönüşebileceği unutulmamalıdır. Hiç kimse günlük siyasi kazanç uğruna Giresun’a bedel ödetmemeli, doğabilecek ağır sosyal sonuçların sorumluluğunu taşıyacağı bilinciyle hareket etmelidir. Beklenti; sağduyunun, ortak aklın ve ilin menfaatlerini önceleyen sorumluluk anlayışının hakim olmasıdır” ifadeleriyle tamamladı.